Hüseyin Fellah, Ahmet Mithad Efendi (1875)

Zengin ve varlıklı bir adam ile evli olan ve kendisi de varlıklı bir aileden gelen Hasna Hanım ile Şehlevend isimli kızının, İstanbul’da başlayan ve kendisini kıskanan kocasının düşmanları tarafından ellerindeki, kocası dahil herşeyin alınmasının ardından kızının Cezayir’e esir gitmesi ile gelişen olaylar anlatılır.

Cezayir’de esir olduğu Ahmet efendinin, Cezayir’ce bilinen yüzünün aksine arkadaşları ile birlikle haydutluk yaptıklarının anlaşılması ve Hüseyin Fellah isimli Cezayirli dürüst işadamının da bundan zarar görecek olması üzerine, dilsiz ve sağır numarası yapan Şehlevend’in, yine İStanbul’dan kaçak gelen Mustafa Civelek ile haydutları teker teker temizlemesi, Hüseyin’i ölümden defalarca kurtarması ve buna mukabil de Hüseyin’in yaptığı iyiliklerin anlatıldığı bir macera ve aşk hikayesi aslında.

İşin enteresan tarafı, Ahmet Mithad’ın diğer tüm hikayelerinde esas kız ile esas oğlanın ve bunların çevresindeki çekemeyenlerin ve rakiplerin çevresinde cereyan eden olaylar, bu romanda farklı bir şekilde işlenmiş. Esas kız olan Şehlevend ile, Cezayirli işadamı Hüseyin Fellah, İstanbul’dan kaçak gelen Mustafa Civelek ve Şehlevend’lerin bir dönem yanında çalışan ve onların uğruna kürekçi cezasına çarptırılan Ömer’in hem hepsi esas oğlan hem de hiçbiri değildir. Hepsinin Şehlevend’e aşkı ve minnetine karşılık hikaye boyunca Şehlevend asla bir tanesini net olarak adreslemiyor ve zaten hikaye sonunda kardeş kardeş yaşasak nasıl olur deyince, Civelek’in “Seninle kardeş olarak yaşamaktansa, aşkınla ölmeyi yeğlerim” deyip intiharının 3. senesinde ŞEhlevend Ömer ile evlenir.

Hikayede, Cezayir, Cezayir’de Dayıların gücünü net görüyorsunuz.

İstanbul’da kürek mahkumunun, Cezayir’den gelen bir gemi ile kaçırılmasına devletin müdahele etmemesi, Osmanlı ile Cezayir dayıları arasında yazılı olmayan bir anlaşma sebep gösteriliyor. Zira, aksi halde, Akdenizde korsanlık yapan dayıların tüm Osmanlı gemileri için bir tehdit olması sözkonusudur.

Cezayirli dayıların korsanlığı meslek edinmesi ve Hac gemilerine de saldırmaları doğal görülmekte ve Cezayirlilerin Hacılara “Parayı Araplara kaptıracağınıza, bize verin daha hayırlıdır” şeklinde yorum yapmaları, geçenlerde buna benzer duyduğum yorumları hatırlattı.

Bu hikayede de, Şehlevend’in, hikayedeki tabiri ile “karı” hali ile aklının erdiğine erkeklerin aklının ermemesi de diğer önemli bir nokta.

Zengin ve varlıklı bir adam ile evli olan ve kendisi de varlıklı bir aileden gelen Hasna Hanım ile Şehlevend isimli kızının, İstanbul’da başlayan ve kendisini kıskanan kocasının düşmanları tarafından ellerindeki, kocası dahil herşeyin alınmasının ardından kızının Cezayir’e esir gitmesi ile gelişen olaylar anlatılır. Cezayir’de esir olduğu Ahmet efendinin, Cezayir’ce bilinen yüzünün aksine arkadaşları ile birlikle…

3 Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.