Felatun Bey ile Rakım Efendi, Ahmet Mithad Efendi (1875)

Aralık 2010’da okuduğum bu hikayede, Rakım Efendi, anne babasını kaybetmiş ve dadısı ile yaşamakta olan, bu günlerin lafı olan “Toyota gibi adam” olan düzgün bir insandır. Kimseye karşı en ufak bir kötü niyet beslememektedir. Felatun Bey ise, babası tarafından Eflatun’a atfen ismi verilmiş, babasından miras kalan parayı onunla bununla fütursuzca harcayan aylak ve haylaz bir kişidir.

Hikaye boyunca, aldığı Canan adlı cariye’ya aşkı yavaş yavaş büyüyen ve para kazanmak için gitti Ziklas ailesindeki genç kızları ve yakın dostları Jozefino adlı piyano hocası Fransız kadını kendisine, ahlakına hayran bırakan Rakım, hikayenin sonunda Canan’ı ile, yakın dostu Jozefino ile ve dadısı ile mutluluğa ulaşmış, Felatun Bey de, ara ara hikayede bu güzel insanlarla yolu kesişmiş, en sonunda parası bitince akıllanıp doğru yola gelmiş birisi olarak uğurlar.

Hikayede, aslen Alaturka saatin, Alafranga saate farkını keşfetmiş oldum. Ayrıca, Cariye olayının, İngiliz ve Fransızlara izahatının da yapılması hasebi ile ne olduğuna vakıf oldum.

Bunlara ilave olarak, o günlerin cemiyet hayatına dair, Alafranga ortamlarda bulunmanın anlamını, alafranga-alaturka yaşam tarzının karşılaştırmasının birçok noktada yapılması gayet faydalı olmuş oldu.

Kağıthanenin o günlerin mesire yeri olması, Haliç’in ihtişamı da vurgulanan noktalardı. Mesire yerleri konusundaki en önemli bulgum (ki bunu son 2-3 romana dayanarak yapıyorum), özellikle Alafranga kültürün hücumuna uğrayan Alaturka yaşamda, bu mesire yerlerinin çapkınlık mekanları olması ve evli bekar tüm kadınların ayartılmaya çalışılması gibi, gelenekçi tarafı rahatsız eden birçok yeni(!) şeyin olduğudur.

İnsanların akşam saat 21:00 gibi yatıp sabah erkenden 06:00 gibi kalktığı da dikkat ettiğim noktalardan bazıları.

Rakım Efendi gibi doğru ve dürüst birisi ile babadan görme haylaz ve çapkın Felatun Bey’in kesişen hayatlarının anlatıldığı bir Osmanlı İstanbul’u hikayesi.

Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.